
YÜREĞİME GİTMEK DÜŞÜYOR
Bulutlar sinirden ağlıyor
Gecenin en zifiri karanlığında…
Yağmurun hışmı duyuluyor
Avazının son noktasında…
Rüzgarın hiddeti artıyor
Hayalin renkleri soldukça…
Denizler kan köpürüyor
Ayrılığın yamacına ulaştığında…
Beyaz bir çizgi beliriyor
Yalnızlığın orta kuşağında…
Ölümün fısıltısı dolaşıyor
Nispet yaparak soyut zamanlara…
Sessizce anlamını yitiriyor
Kavuşmayı kaybeden sevda…
Her şeye matem siniyor
Ve bugün sözlerden elveda…
Yüreğime gitmek düşüyor
Issız bir Dolunay Ayazında…
* * * * * * * * *
Başka sözlere gerek duymuyorum… Sensiz diyarlara göç ediyorum…
Belki haykırışlarımı bilmediğin gibi gidişimi de bilmeyeceksin…
Fakat gün olur da aklına düşersem beni Gece’ ye sor…
Beni Dolunay’a sor…
Onlar anlatsın sana olan sevdamı…
Ardından kahroluşumu ve çareyi gitmekte buluşumu…
Ola ki hatrına dahi gelmezsem de canın sağ olsun be sevgili Yâr…
İçimden hiç çıkmayacak senden bir Sen var…
Gerisi hatıralar…
Bu sefer de ben gidiyorum ve bu gidişin dönüşü yok…
Gönlüm sevdana aç yokluğuna tok…
Kavuşmayı gömüyorum; kan rengi bir damla gözyaşıyla
Yüreğime gitmek düşüyor ve bugün sözlerden elveda…
Elveda elveda elveda…
* * * * * * * * *
Dostlar bu bloğu kapatıyorum...
Ziyaretleriniz ve yorumlarınız için hepinize teker teker teşekkür ediyorum...
Selametle kalın...
* D . Y . Z . *